Webdejitansla seviyeli paylaşımlar Aile forumu
Duyurular: Öncelikle Webdejitans Foruma Hoşgeldiniz.Bu forum 7 den 77 ye her yaşa hitap eden seviyeli bir aile forumudur.Lütfen önce forum kurallarımızı okuyunuz.Forum kurallarına uymaya özen gösteriniz.Yardım isteklerinizi özel mesajdan yapmayınız,özel durumlar haricinde cevaplanmayacaktır,yardım isteklerinizi forum üstünden uygun başlık altında yapınız.Kayıt olurken lütfen geçerli bir mail adresi yazınız.Kayıtlar aktivasyon gerektirmektedir.Teşekkürler.

Lütfen Forumda büyük harf
kullanmayınız,
nette büyük harf hakaret anlamına gelir..


Forumda 300 gün hiç aktif olmayan ve hiç mesajı bulunmayan üyeler sistemden silinmektedir, bilginize....


 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Temmuz 30, 2010, 04:12:22 ÖS


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz



Reklamlar
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: AFFET BABACIĞIM  (Okunma Sayısı 402 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
delifisek29
Ziyaretçi
« : Ekim 27, 2007, 12:10:45 ÖS »

AFFET BABACIĞIM


Evliliğinden beri evinde kalan babası yüzünden eşiyle sürekli tartışıyordu. Eşi babasını istemiyor ve onun evde bir fazlalık olduğunu düşünüyordu. Tartışmalar bazen inanılmaz boyutlara ulaşıyordu.
Yine böyle bir tartışma anında eşi bütün bağları kopardı ve "Ya ben giderim, yada baban bu evde kalmayacak" diyerek rest çekti.
Eşini kaybetmeyi göze alamazdı. Babası yüzünden çıkan tartışmalar dışında mutlu bir yuvası sevdiği ve kendini seven bir eşi ve birde çocukları vardı. Eşi için çok mücadele etmişti evliliği sırasında. Ailesini ikna etmek için çok uğraşmış ve çok sorunlarla karşılaşmıştı.
Hala ona ölürcesine seviyordu. Çaresizlik içinde ne yapacağını düşündü ve kendince bir çözüm yolu buldu. Yıllar önce avcılık merakı yüzünden kendisi için yaptırdığı kulübe tipi dağ evine götürecekti babasını. Haftada bir uğrayacak ve ihtiyacı neyse karşılayacak, böylelikle eşiyle de bu tür sorunlar yaşamayacaktı. Babasına lazım olacak bütün malzemeleri hazırladıktan sonra yatalak babasını yatağından kaldırdı ve kucakladığı gibi arabaya attı. Oğlu
Can "Baba bende seninle gelmek istiyorum" diye ısrar edince onu da arabaya aldı ve birlikte yola koyuldular. Karakışın tam ortalarıydı ve korkunç bir soğuk vardı. Kar ve tipi yüzünden yolu zor seçiyorlardı. Minik can sürekli babasına "Baba nereye gidiyoruz ?" diye soruyor ama cevap alamıyordu. Öte yandan nereye götürüldüğünü anlayan yaşlı adamsa gizli gizli gözyaşı döküyor oğlu ve torununa belli etmemeye çalışıyordu. Saatler süren zorlu yolculuktan sonra dağ evine ulaştılar. Epeydir buraya gelmemişti. Baraka tipindeki dağ evi artık çürümeye yüz tutmuş, tavan akıyordu. Barakanın bir köşesini temizledi hazırladı ve arabadan yüklendiği yatağı oraya itina ile serdi. Sonra diğer malzemeleri taşıdı en sonda babasını sırtlayarak yatağa yerleştirdi. Tipi adeta barakanın içinde hissediliyordu. Barakanın içinde fırtına vardı adeta. Çaresizlik içinde babasını izledi. Daha şimdiden üşümeye başlamıştı.Yarın yine gelir bir yorgan ve birkaç battaniye getiririm diye düşündü. Öyle üzgündü ki Dünya başına göçüyor gibiydi. O bu duygular içindeyken babası yüreğine bıçak saplanmış gibiydi. Yıllarca emek verdiği oğlu tarafından bir barakaya terk ediliyordu.
Gururu incinmişti içi yanıyordu ama belli etmemeye çalışıyordu. Minik Can ise olanlara hiçbir anlam veremiyordu. Anlamsızca ama dedesinden ayrılacak olmanın vermiş olduğu üzüntüyle sadece seyrediyordu. Artık gitme zamanıydı. Babasının yatağına eğildi yanaklarını ve ellerini defalarca öptü.
Beni affet der gibi sarıldı, kokladı. Artık ikisi de kendine hakim olamıyor ve hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Buna mecburum der gibi baktı babasının yüzüne ve Can'ın elini tutup hızla barakayı terketti. Arabaya bindiler. Can yola çıktıklarında ağlamaya başladı neden dedemi o soğuk yerde bıraktın diye. Verecek hiçbir cevap bulamıyordu, annen böyle istiyor diyemiyordu. Can "Baba sen yaşlandığında bende seni buraya mı getireceğim" diye sorunca Dünyası başına yıkıldı.
O sorunun yöneltilmesiyle birlikte deliler gibi geri çevirdi arabayı. Barakaya ulaştığında "Beni affet baba" diyerek babasının boynuna sarıldı. Baba oğul sıkı sıkı sarılmış ve çocuklar gibi hıçkıra hıçkıra ağlıyorlardı. Oğlu "Baba beni affet, sana bu muameleyi yaptığım için beni affet" diye hatasını belli ediyordu.. Babası oğlunun bu sözlerine en anlamlı cevabı veriyordu... "Geri geleceğini biliyordum yavrum. Ben babamı dağ başına atmadım ki, sen beni atasın. Beni bu dağda bırakamayacağını biliyordum
Bu Konuyu Paylaş
Google Ekle Facebook Profiline Ekle Yahoo Ekle Msn Ekle
Logged
Sponsor Linkler
Linkler
*****
Offline Offline

Linkler: 1


View Profile
Re: AFFET BABACIĞIM
« Posted on: Temmuz 30, 2010, 04:12:22 ÖS »



Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC

SitemapsSITEMAPS 
Start Page0Page1Page2Page3Page4Page5



Copyright © 2007 webde jitans. Her hakkı saklıdır
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM
.. . Bu Sayfa 0.104 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu